Cumartesi, Temmuz 25, 2009 - SİLİVRİ 6 NOLUDAN MEKTUP VAR-4
CANIMIN İÇİ
Dur, tahmin edeyim. Bir fincan sade tek şekerli nescafen, küllüğün ve yanan sigaran..Oturmuş koltuğa hüzün ve heyecan içerisinde mektubumu açtın.Selam canımın içi, yaşama sevincim, havam,suyum,aşım,aşkım...sana bu mektubu 26.03.2009 da sabaha karşı 04:00 sıralarında yazıyorum. Uyku tutmadı, tutmaz da.canım görüşten sonra sen Malatya ya gittin ameliyat için, ben ise senden haber alamamanın üzüntüsü içindeyim. Sevdiğim o masaya yattığın da yanıbaşında ellerinin avuçlarımda olmasını isterdim. Öncelikle mektubu okurken ameliyat olmuş olacaksın, çok geçmiş olsun aşkım. Dinlen, istirahat et ve kendini yorma!bitanem, ben iyiyim, sağlığım iyi. Hamdolsun bir sıkıntım yok, tek üzüldüğüm sizlersiniz. yolladığın mektupta o kadar güzel şeyler yazmışsın ki biraz olsun rahatladım. Sevdiceğim, herşey güzel olacak, sen ve umutlarım sayesinde herşey düzelecek eminim. Sana böyle bir hayat yaşatmak istemezdim ama kader demekten başka bir çaremiz kalmadı şimdi. Herkes nasıl annem iyimi? Anne kelimesi burada o kadar bambaşka birşey.anneni öz annem olsa bu kadar sevebilirdim ancak.ona da bu yaşta bu sıkıntıları verdiğim için özür dilerim,üzgünüm. Büyüklüğüne ve affına sığınıyorum. Canım sevgilim, bilsen seni nasıl özlüyorum...Meğer çok zormuş sensizlik..Ne çok severmişim , sana benim aldığım nefessin derdim ya hep, işte benim nefesim daralıyor. Sensizliğin acısını yaşıyorum her saniyemde..Canım kardelenim sana bir şiir yazmıştım. güneş olup üzerine doğmak isterdim diye. Karlar altında güneşini bekleyen kardelenim birgün güneşin olup doğacağım ve sen saklandığın o kara kışın altından çıkacaksın..Aşkım, canım, herşeyim düşünüyorum da, meğer seni hiç anlamamışım. Bilirsin ben duygularını anlatmayı ve göstermeyi pek beceremem. Ama anladım ki ben sensiz bir hiçmişim..Bitanem aslında hem sitem hem de ben rahatlayayım diye kusuralarımı yazmışsın mektubunda...Ben de eve gelince Tv de senin sevdiğin filmleri beraber izleyeceğiz:)) sadece 100gr. fındık yiyeceğim,evde balık pişirmeyeceğim,kilolarca değil her akşam bir elma bir portakal yiyeceğim, onu da kendim soyacağım, evi de dağıtmayacağım, çorapları banyoda çıkaracağım,:)) Canım benim ya ağlama ne olur dayanamam:(( ben zaten yazdığın mektubu dört kez okudum ve her seferinde ağladım. Sen ağlama birtanem, dik dur ve asla boynun bükülmesin. Benim çınarımsın ve sana dayandım yıllardır farkına varamamışım, düşersen ben de yıkılırım...Beni yaşatan senin varlığın,sabrın,sevgin..Bana en büyük servet, en büyük hediyesin..Ben sana baktıkça kendimi seviyorum..Demek ki seni bana verdiyse yaradan ben iyi bir kul olmuşum ona diyorum..Varlığımın sebebi, ömrümün yegane sahibi..Düşme ellerimden, düşme gözlerimden...Seni sensiz yaşamanın acısıyla kıvranıyorum şimdi...Öyle özlüyorum ki bekleyişlerinin ardındaki sinirli güzel kadını...Mağrur duruşlum, gururlu yoldaşım...Sevdamın yarası, en sevdiğim derdim...Bitmeyecek gerçeğim, sönmeyecek ocağımsın...Beni affet gül yüzlüm,cefakar, vefakar eşim...Seni herşeyden çok seviyorum...Bütün mutluluklar sana, ömrüne olsun sevdiğim...kendine iyi bak,bizim için...şimdilik hoşçakal sevdam...
H.H.Y.den...
|