Cuma, Temmuz 17, 2009 - GÜLER ZERE SERBEST BIRAKILSIN!
BU BİR ACİL HAYAT ÇAĞRISIDIR KAYITSIZ KALMAYIN GÜLER ZERE SERBEST BIRAKILSIN Tecrit/Tretman modelinin uygulandığı Türkiye hapishaneleri yeni bir ölümün eşiğinde. Türkiye, İnsan haklarının korunmasına ve tutuklu/hükümlülerin haklarına ilişkin uluslararası tüm sözleşmeleri imzalamış olmasına karşın hapishanelerinde hak ihlalleri ve ölümler sürüyor Bağımsız insan hakları örgütlerinin tespitlerine göre sadece 2000–2009 yılları arasında kapatma mekânlarında 306 kişinin öldüğü sistemin yeni hedefi 14 yıldır özgürlüğünden mahrum olan 37 yaşındaki politik kadın tutsak Güler Zere. Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının infazını çekmek üzere Elbistan Kapalı Hapishanesi'nde tutulduğu sırada Kanser hastalığına yakalanan Güler ZERE, gerek hastalığının geç teşhis edilmesi gerekse de teşhis edilen hastalığının tedavisinin “tedavi sırası” ve “mahkum koğuşunda yer bulunmaması” gerekçeleriyle başlatılmaması nedeniyle bugün ölümün kıyısına gelmiş durumda. “Hükmedilen sürede özgürlükten yoksun bırakılmaktan ibaret” olan “cezaya içkin olan elem ve kederin etkisinin arttırılması açık bir kötü muamele olarak kabul edilmelidir. Keza kötü muamele için, bir tutukluya zarar vermek niyeti taşımak gerekmez; hizmet sunumunda “tümden yetersizlik ya da bir dizi bireysel olay” sonucu kayıtsızlık da aynı sonuca yol açabilir. Tedavi olanaklarının sağlanmasındaki başarısızlık/kayıtsızlık bu kapsamda değerlendirilmelidir. Nitekim tedavi süresi boyunca infaz idaresi tarafından sergilenen kayıtsızlık, sağlık tablosu açısından geri dönülemez bir noktaya gelinmesine neden olmuştur. Bu durumda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nin 2. maddesi ile güvence altına alınan “yaşama hakkı” , 3. maddesi ile güvence altına alınan “işkence ve fena muamele yasağı”nın açık şekilde ihlal edildiği anlaşılmaktadır. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 16. maddesi uyarınca cezanın amacı dışında etki yaratabileceği anlaşılan hallerde infazın geri bırakılacağı düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası uyarınca tıbben tedavisine olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürebilecek bir takım hastalıklar halinde cezanın hastane mahkûm koğuşunda infazında hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa cezanın infazı geri bırakılacaktır. Güler ZERE’nin tutulduğu hastalığın türü, tedavi sürecinde yaşanılan olumsuzluklar birlikte değerlendirildiğinde durumun bu kapsamda değerlendirilmesi zorunludur. Ancak bu zorunluluğa karşın, bugüne kadar bu yönde yapılan başvurulardan herhangi bir sonuç elde edilememiştir. Güler ZERE açık yasa hükümleri dikkate alınarak derhal serbest bırakılmalıdır. Aksi tutum ve uygulamanın yeni bir ölüme neden olacağı unutulmamalıdır. Kamuoyunu bu ölüme izin vermemeye çağırıyoruz. HALKIN HUKUK BÜROSU GÜLER ZERE ile dayanışma için Mektup: Çukurova Üniversitesi Balcalı Araştırma Hastanesi Mahkum Koğuşu/ADANA Ve Karataş Hapishanesi/ADANA PROTESTO İÇİN TC. Adalet BAKANLIĞI 06669 KIZILAY/ANKARA TEL:90(312)417 77 70 FAKS:90(312)419 33 70
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Temmuz 13, 2009 - HER ÖZGÜR İNSAN MAHKUM ADAYIDIR!
Her özgür insan, mahkum adayıdır.Suç her zaman içerde yatan mahkumlarda değildir, o konuma getiren gerekçeler ve mağdurların ağır tahrikleri sonucunda şu anda cezaevleri 110 bini geçmiştir.Sadece onlara ceza verilmediği gibi yaklaşık 2 milyon yakınlarının da gelecek nesilde suç işlemeye meyilli bir topluluk yarattığını unutmamak lazım.Cezaların caydırıcılığı yeterlidir ve düşününce dışardaki 10 yılın içerde nasıl geçtiğini hayal edebilirsiniz. Mahkumları bir yerlere kapatıp, toplumdan yozlaştırmak asla ceza değil aksine vahşileştirmektir.İyi bir yönetim cezaevlerini çoğaltacağına suç oranındaki artışı azaltma çabasına girmelidir ki şu anda cezaevlerinde bulunan 50 bin mahkum ve tutuklu sadece çek yüzünden ceza çekmektedir.Bu insanların hepsinin keyfe keder borçlarını ödememiş olmadığını düşünmemiz hiç bir zihniyete yakışmaz.Herşey ortada sanırım toplumun çoğu bu konuda hem fikir.Öyleyse mahkumları değil düzeni yargılamak daha mantıklıdır.Herkese bir şans verilsin ki aile birlikleri korunabilsin,cezaevi kapılarında büyüyen bir nesil değil sağlıklı bir gençlik yetişsin.Son olarak bir insan suç işlemeye meyilli ise onu artırılmış cezalar durduramaz.Lütfen külahımızı önümüze koyup tekrar düşünelim ve yaz biz olsaydık diyelim.Bunun garantisi yok,kimse de aksini iddia edemez.Aklı başında olan ve her pencereden bakabilen güzel insanları bu çağrıya davet ediyorum
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Mart 18, 2009 - MERHABA
Bütün kader mahkumu yakınlarına yürekten selamlar
Siteyi kurmaktaki amacım, yürekten hissettiğimiz ayrılık acısını hep beraber paylaşarak bir nebzede olsa hafifletebilmek. Bu blogda bize yazılan mektupları, acıları, sevinçleri ve kocaman yürekleri paylaşacağız. Cezaevi yönetmelikleri, gerekli belgeler, görüşler, hukuki danışmanlık sitelerine bağlantılar ,af ,haberler ve bunun gibi mahkumiyet , cezaevi gibi haberlerini paylaşarak birbirimize destek olacağız.Elinizde olan ve yayınlanmasını istediğiniz her türlü yazıyı, resmi, müziği ve haberi mail olarak gönderebilirsiniz.Kontrol edilip sakınca olmadığı görülenler aynı gün içinde yayınlanacaktır. Şimdiden emek verecek, yüreği sevgi ve merhamet dolu dostlarıma , mahkum yakınlarına ve dört duvar arasında sıkışıp kalmayacak olan canlarımıza canı gönülden teşekkürler...
Cezaevinden mektuplar...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Kader mahkumlarının sesi.Umutları,üzüntüleri,özlemleri,aşkları, yaşadıkları her anı paylaşabileceğiniz özgür ortam..Belki babanız, belki eşiniz ya da kardeşiniz..Onlardan gelen bütün haberleri artık burada paylaşabileceksiniz.
Kategoriler
Arkadaşlarım
Oyum ben seyit özbey Blogcu Yardım taurus79 masumdeliyim
|